Boşanma Davalarında Sosyal Medya Paylaşımlarının Delil Niteliği

Modern boşanma davalarının en popüler delil kaynağı artık sosyal medya platformlarıdır. Instagram fotoğrafları, Facebook check-in’leri, WhatsApp durumları ve hatta LinkedIn üzerindeki iş güncellemeleri bile sadakatsizlik, ekonomik durumun gizlenmesi veya çocukla kişisel ilişki kurulması gibi konularda belirleyici olmaktadır. Ancak her dijital veri mahkemede “hukuki delil” sayılmaz. Bu makalede, sosyal medya içeriklerinin delil olarak kabul edilme şartlarını ve Yargıtay’ın “hukuka aykırı delil” konusundaki katı ve güncel görüşlerini inceleyeceğiz.

Sosyal Medya Paylaşımları Hangi Durumları İspatlar?

Mahkeme sürecinde sosyal medya verileri genellikle üç ana iddiayı ispatlamak için kullanılır:

1. Sadakatsizlik (Zina ve Güven Sarsıcı Davranışlar) Eşin bir başkasıyla samimi fotoğraflar paylaşması, “story”lerdeki detaylar (örneğin arka planda görünen bir eşya) veya karşı cinsle yapılan yorumlaşmalar, sadakat borcuna aykırılığın en güçlü kanıtlarıdır.

2. Ekonomik ve Sosyal Durum Tespiti (Nafaka Miktarı İçin) Duruşmada “maddi durumum kötü” diyen bir eşin, Instagram’da lüks tatillerden veya pahalı restoranlardan yaptığı paylaşımlar, nafaka ve tazminat miktarlarının belirlenmesinde “yaşam standardı delili” olarak kabul edilir.

3. Yaşam Tarzı ve Velayet Ebeveynin çocukla ilgilenmek yerine sürekli gece hayatına dair paylaşımlar yapması veya çocuk için uygun olmayan ortamlarda bulunması, velayetin kime verileceği konusunda hakimi ikna eden unsurlar arasındadır.

Hukuka Uygun Delil vs. Hukuka Aykırı Delil

Bir ekran görüntüsünün (screenshot) mahkemeye sunulması onu otomatik olarak “haklı” yapmaz. Yargıtay bu konuda çok net bir ayrım yapmaktadır:

  • Hukuka Uygun Delil: Eşin “herkese açık” (public) profillerinden alınan paylaşımlar, sizin de ekli olduğunuz bir hesaptan aldığınız görüntüler veya ortak kullanılan bilgisayarda açık bırakılan hesaplardaki veriler genellikle hukuka uygun kabul edilir.

  • Hukuka Aykırı Delil: Eşin şifresini gizlice kırarak hesabına girmek, casus yazılım (spyware) yükleyerek yazışmaları ele geçirmek veya sadece “takipçi” onayıyla görülebilen bir hesaba sahte (fake) hesapla sızarak görüntü almak özel hayatın gizliliğini ihlal eder. Bu yolla alınan deliller hükme esas alınmaz ve hatta ceza davasına konu olabilir.

Yargıtay’ın “Aynı Çatı Altında Gizlilik” Görüşü

Yargıtay geçmişte, “Eşlerin birlikte yaşadığı konutta gizlilik beklentisi daha azdır” diyerek bazı gizli alınan kayıtları kabul ediyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın en güncel kararları, eş dahi olsa kimsenin bir başkasının dijital mahremiyetine izinsiz giremeyeceğini vurgulamaktadır.

WhatsApp Yazışmaları ve Ses Kayıtları

WhatsApp yazışmaları, “belge” niteliğinde delil başlangıcı sayılır. Ancak bunların doğruluğunun teyit edilmesi gerekir.

  • Profil Fotoğrafı ve Numara Eşleşmesi: Ekran görüntüsünde kişinin fotoğrafı ve telefon numarası net görünmelidir.

  • İstinaf ve Yargıtay Denetimi: Mahkemeler artık sadece ekran görüntüsüyle yetinmeyip, gerekirse bilirkişi incelemesiyle mesajların zaman damgasını (timestamp) ve doğruluğunu araştırmaktadır.


Sıkça Sorulan Sorular

Eşimin şifresini biliyorum, mesajlarını mahkemeye sunabilir miyim?

Şifreyi bilmeniz size o hesabı ‘denetleme’ yetkisi vermez. Eğer eşinizin rızası dışında (gizlice) girip bu mesajları aldıysanız, karşı taraf bu delilin ‘hukuka aykırı’ olduğunu ileri sürerek reddedilmesini isteyebilir. Hatta hakkınızda ‘verileri hukuka aykırı ele geçirme’ suçundan suç duyurusunda bulunabilir.

Instagram’da ‘yakın arkadaşlar’ (close friends) grubundaki paylaşımı delil olur mu?

Eğer o grupta siz de varsanız, bu paylaşım size yönelik yapılmış sayılır ve delil olarak sunabilirsiniz. Ancak gruptaki bir başkası size bu görüntüyü gizlice ulaştırmışsa, mahkeme bunun özel hayatın gizliliğini ihlal edip etmediğini tartışacaktır.

Eşim WhatsApp durumunda (status) bir başkasıyla fotoğraf paylaştı, bu yeterli mi?

WhatsApp durum paylaşımları rehberdeki herkese açık olduğu için ‘kamuoyuna açıklanmış’ veri sayılır. Bu görüntülerin ekran görüntüsü alınarak mahkemeye sunulması kesinlikle hukuka uygundur ve sadakatsizlik için kuvvetli delildir.

Sosyal medya delilleri tek başına boşanma sebebi midir?

Nadiren tek başına yeterlidir. Genellikle bu delillerin tanık beyanları, otel kayıtları veya banka ekstreleri gibi yan delillerle desteklenmesi gerekir. Ancak tek bir ‘itiraf’ mesajı veya uygunsuz bir fotoğraf davanın seyrini tamamen değiştirebilir.

Eski eşimin yeni sevgilisiyle olan fotoğrafları nafakayı keser mi?

Eğer eski eşiniz ‘fiilen evliymiş gibi’ bir başkasıyla yaşıyorsa, bu durumu kanıtlayan sosyal medya paylaşımları yoksulluk nafakasının kaldırılması için en temel delildir. Sadece sevgililik değil, ekonomik bir birliktelik olduğu ispatlanmalıdır.

Sahte (fake) hesap açıp eşimi konuşturursam bu kayıtlar geçerli olur mu?

Hayır. Bu yöntem ‘tuzak kurma’ (entrapment) olarak kabul edilir. Yargıtay, bir kişinin iradesini sakatlayarak veya onu yanıltarak elde edilen itirafları hukuka aykırı delil olarak değerlendirmekte ve reddetmektedir.

Kaldırılan veya silinen ‘story’ler mahkemede geri getirilebilir mi?

Instagram veya Facebook, Türkiye’deki boşanma davaları için silinen içeriklerin verisini mahkemeyle paylaşmaz. Bu nedenle, bir paylaşım gördüğünüz anda ‘noter tespiti’ yaptırmanız veya zaman damgası içeren bir ekran görüntüsü almanız hayati önemdedir.

Ortak bilgisayarda açık kalan Facebook hesabı delil sayılır mı?

Yargıtay’ın bazı kararlarına göre, ortak kullanım alanındaki bir bilgisayarda şifresiz şekilde açık bırakılan hesaplardan elde edilen veriler ‘hukuka uygun’ sayılabilmektedir. Çünkü burada kişinin ‘gizlilik koruma’ iradesi göstermediği kabul edilir.

Twitter (X) üzerinden edilen hakaretler boşanmada kusur sayılır mı?

Evet. Eşlerin birbirine veya birbirlerinin ailelerine sosyal medya üzerinden yaptıkları küçük düşürücü paylaşımlar, ‘duygusal şiddet’ kapsamında değerlendirilir ve ağır kusur sebebidir.

Çocuğun sosyal medyadaki fotoğrafları velayeti nasıl etkiler?

Eğer bir ebeveyn, çocuğu tehlikeli ortamlarda paylaşıyorsa veya çocuğun mahremiyetini ihlal edecek düzeyde sürekli ‘içerik’ olarak kullanıyorsa, bu durum ‘çocuğun üstün yararına aykırılık’ teşkil ederek velayet kaybına yol açabilir.

Cevap Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ata Hukuk Bürosu

Ata Hukuk Bürosu olarak, dürüstlük ve şeffaflıkla Hatay’dan tüm Türkiye’ye hukuki çözümler sunuyoruz. Uzman ekibimizle her zaman yanınızdayız.

Güncel Yazılarımız

İçerikKategorileri

Ata Hukuk Bürosu olarak, dürüstlük ve şeffaflıkla Hatay’dan tüm Türkiye’ye hukuki çözümler sunuyoruz. Uzman ekibimizle her zaman yanınızdayız.

© 2025 – Antakya Avukat